Putin’in 2024 planı

PUTİNN

TIME dergisi son sayısında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i bir kez daha kapağına taşıdı: Yükselen Çar.

Mihail Zigar imzalı yazının başlığı “Putin, Rusya’yı yeniden büyük yapmasının kaderi olduğuna inanıyor. Ve daha yeni başladı” oldu. Yazıyı birazdan detaylı şekilde ele alacağız. Ama önce gelin Putin hakkında derlediğimiz bilgilere bakalım:

‘İLK DARBEYİ SEN VUR’

7 Ekim 1952’de dünyaya geldi.
Leningrad şimdiki adıyla St Petersburg’da doğdu.
Çocukluğu yoksul bir bölgede geçti.
O dönemi hatırlayanlar “Putin örnek bir çocuk değildi” diyor.
Putin çocukluğunu “Leningrad sokakları bana bir şey öğrettiyse o da şuydu: Kavga tek seçenekse, ilk darbeyi sen vurmalısın” şeklinde anlattı.
Saint Petersburg Üniversitesi’ndeki en başarılı hukuk öğrencilerinden biri oldu.
İzlediği filmden etkilenerek ajan olmaya karar verdi.
FSB eski adıyla KGB’de ajan oldu. Tarihler 1975’ti.
KGB ajanı olarak Doğu Almanya’da görev yaptı.
İngiliz ve Almancasını bu süreçte en üst seviyeye çıkardı.
1990’ların ortasında Moskova döndü.
1996’da işleri ters gitmeye başladı.
Akıl hocası olan Anatoly Sobchak’ın St. Petersburg’daki 1996 valilik seçimlerini kaybetmesinden sonra taksi şoförü olarak çalışmayı düşündü.
O dönem için “Ek iş olarak taksi şoförlüğü yapabileceğimi düşündüm. Sonra bana Moskova’da Cumhurbaşkanlığı kadrosunda resmi bir görev teklif ettiler, ben de kabul ettim” diyor.
1997’de Rusya’nın demokratik yollarla seçilen ilk lideri Boris Yeltsin ile çalışmaya başladı.
İlk önemli görevi KGB’nin yerine kurulan FSB’nin direktörlüğünü yapması oldu.
Ağustos 1999’da  başbakan oldu.
1999’u 2000’e bağlayan gece Yetsin istifa etti. Putin görevi devraldı.
2003’te 30 yıllık eşi Lyudmila ile ayrıldı.
Lyudmila, Putin’i “İşkolik” olarak tanımladı.
Katerina ve Maria isimli iki kızının olduğu biliniyor.

‘YAŞAM TARZI BU’

Birçok farklı araştırma tarafından defalarca kez “dünyanın en güçlü kişisi” seçilen Putin, hakkında kısa bir özgeçmiş okuduktan sonra ana haberimize geri dönelim. TIME’ın “Yükselen Çar” kapağını aralayalım.

Derginin Putin’i kapağına çıkarmasının arkasında Rusya’da 18 Mart’ta düzenlenen devlet başkanlığı seçimi var. Putin, 7 rakibine karşı yarıştı. 2000’den bu yana ülkesinin başında olan Putin, hiç de zorlanmadan bir kez daha Kremlin’deki yerini korudu. Oyların yüzde 77’ini aldı. Önümüzdeki 6 yıl daha görevde olacak. 2024’te 71 yaşında, yani Trump’ın şimdiki yaşında, olacak. TIME’ın isimlerini açıklamadığı, ancak ‘Putin’in en yakınındaki isimler’, dediği Ruslara göre, Putin, 2024’ten sonra da iktidarda kalacak. Üstelik bunu bir kez daha yasaları değiştirerek yapacak. Aslında anayasal olarak bir daha seçilme şansı yok. Yasaları değiştirmek için hiç acele etmeyecek. Bir kere bu yaz Moskova’da düzenlenecek Dünya Kupası’nı atlatmak isteyecek. Sonrasında gerekli değişikliği yapacak ve kimseye söylemeden bir anda açıklayacak.

18 yıldır ülkesini yöneten ve devamını getirmek isteyen Putin hakkında bakanlarından birisi TIME’e “Kimse onun yorulduğunu düşünmesin. Tam tersi hiç olmadığı kadar dinamik. Onun yaşam tarzı bu. Gücü kontrol etmeden yaşayamaz. Güç olmadan hayatın olacağını hayal bile edemez” dedi.

‘ARAP BAHARI FİKRİNİ DEĞİŞTİRDİ’

Daha önce All the Kremlin’s Men isimli kitabı yazan Mihail Zigar, TIME’daki haberinde Putin’in Kremlin’deki geçmişini şöyle özetliyor: “Daha 2000 yılında seçildiğinde geleceği hiç düşünmüyordu. 2004’teki seçimleri bile hesaplamıyordu. Ancak çevresindeki arkadaşları, istihbaratçılar, oligarklar onu ikna etti. Bu zümre için Putin ‘sınırsız güçlerinin’ garantörüydü. Bu durumu sürdürmek için Putin’e gücü elinde tutması noktasında baskı yaptılar. Gelelim ikinci dönemine. Yani 2004 – 2008 arasında. Putin bu süreçte tarihe yapacağı katkıları ve ileride nasıl hatırlanacağı hissini düşünmeye başladı. 2008’de yasalar gereği bir kez daha devlet başkanı olamadı. Kremlin’i Dmitriy Medvedev’e bıraktı. Kendisi de sahne arkasında gücü yönetme egzersizleri yaptı. Ancak yaşadığı tecrübeler gücü bu şekilde kontrol edemeyeceğini gösterdi. Özellikle Medvedev’in 2011’deki Arap Baharı’na verdiği tepkiye çok kızdı.”

TIME’daki analiz ile devam edelim: “Arap Baharı, Putin’i 2000’leri hatırlattı. O dönem Gürcistan ve Ukrayna’da olanları yani. Rusya yanlısı liderler ‘renkli devrimler’ ile tehdit edilmişti. Dolayısıyla Putin’e göre; Rusya, Libya’da gücünü kaybeden Muammer Kaddafi’nin uluslararası operasyon ile devrilmesine izin vermemeliydi. Putin, Arap Baharı’nı ileriki günlerde Rusya’ya da uğrayacak bir küresel komplo olarak görüyordu. Ama Medvedev bu doğrultuda hareket etmedi. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Libya’ya müdahaleyi veto etmedi. İşte Putin o zaman, ülkesini yönetmek için kendisinden başka kimseye güvenemeyeceğini anladı. 2012’de Kremlin’e geri döndü.”

‘ÖZEL OLARAK SEÇİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR’

TIME dergisinde kaldığımız yerden devam edelim, “2012’den itibaren Putin’in psikolojisi büyük bir dönüşüme başladı. Artık Rusya’yı korumak için özel olarak seçildiğini düşünmeye başladı. 2014’te Kırım’ı ilhak ettiğinde de Avrupa ve ABD’den gelen tüm tepkilere rağmen Ruslara Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana ilk kez tekrar ‘süper güç’ olduklarını hissettirdi. Ve artık bundan sonra Rusya’yı yeniden güçlü yapmak Putin için bir ideolojiye dönüştü. Ve vakit kaybedilmeden Rusya’yı mükemmelleştirecek tek kişinin Putin olduğuna dair propaganda başlatıldı.”

YALTA

‘ŞİMDİ SAYGI GÖSTERECEKLER’

TIME’daki analizin geri kalan kısmında Putin’in ülkesinde gücü elinde tutabilmek için son zamanlarda yaptığı bürokrasi ve istihbarat değişiklikleri ele alındı. Yazıda ayrıca Putin’in 1 Mayıs’ta Federal Meclis’te yaptığı konuşma hatırlatıldı. Rus lider, dünyanın her yerini vurabilecek nükleer silahlarını olduğunu ABD semalarında uçan füze başlıklarını gösteren video eşliğinde anlatmıştı. TIME’e göre Putin’in nükleer füzeleri anlattıktan sonra “Şimdiye kadar Batı bizi dinlemiyordu. Ama artık dinleyecekler” şeklinde konuşması her şeyi özetliyor. “Rusya’nın ekonomi ile süper güç olması beklenmiyor, Rusya süper güç olmak için başka bir materyal kullanacak: Nükleer silahlar” denilen haberde Putin’in Batı’nın saygısını kazanmak için nükleer silahları ön plana çıkardığı savunuldu. Analizde ayrıca Putin’in yeni Yalta Konferansı istediği belirtildi. 1945’teki Yalta Konferansı’nda Stalin, Rooosevelt ve Churchill dünyayı etki alanlarına bölmüştü. İşte Putin’in yeni Yalta Konferansı ile yeni etki alanlarının belirlenmesini ve oyunda yeni kurallar belirlenmesi istediği belirtildi. Putin, Batı’dan beklediği bir diğer şeyin ise ‘hak ettiği saygıyı görmek’ olduğunun da altı çizildi.

(@selcukerennn)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s