Geleceğin aşçısı yapay zeka olacak

test1

Dünya nüfusu hızla artıyor. 7.1 milyarız şu an. 2050’de 10 milyara yaklaşacak insan sayısı. Çoğalmanın getirdiği problemi ortadan kaldırmak için bilim dünyası öneriler geliştiriyor. Amaç artan nüfusun doğa ile dengeli şekilde hayatını sürdürmesini sağlamak. Ancak projelerin çoğu kağıt üzerinde kalıyor. Bunun en basit nedeni olarak insanoğlunun henüz alışkanlıklarından vazgeçecek kıvama gelmemesi gösteriliyor. Yani yumurtanın kapıya dayanması bekleniyor.

Şehirlerin akıllandırılmasından bahsediliyor. Oksijen üreten binalar, güneş enerjisi ile aydınlanan sokaklar, elektrikle çalışan arabalar… Tüm bunların ilk örnekleri üretildi aslında. Seri üretime geçilemiyor ama.

Gelecekte karşılaşılacak en büyük zorluklardan biri de yiyecek sıkıntısı olarak gösteriliyor. Temel soru şu: 10 milyar insan nasıl doyacak? İşte bu soruya cevap arayan 3 kafadar geliştirdikleri teknik ile bir anda tüm dünyanın dikkatini çekmeyi başardı.

Kahramanlarımız henüz 27 yaşında. Biri mühendis olan Matias Muchnick. Diğer Harvardlı araştırmacı Karim Pichara. Ekibin kadın temsilcisi biyokimyacı Isidora Silva. ABD’de eğitimleri sırasında tanıştılar. Şimdilerde Şili’nin başkenti Santiyago’daki mütevazi laboratuarlarında geleceğin gıdalarını üretiyorlar. Şirketlerinin ismi NotCompany.

süt

SÜT AMA SÜT DEĞİL

“Yiyecek sektörünün Apple’ı gibi olacağız. İnsanlar yeni tariflerimizi, yeni bir telefon modelinin piyasaya sürülüşü gibi bekleyecek” diyecek kadar yaptıklara işe güveniyor Matias Muchnick. Sonra ekliyor, “Yapay zeka, yakın gelecekte yemek alışkanlıklarımızı tamamen değiştirecek. İşte biz de aslında akıllı yiyecekler üretiyoruz. Yiyeceklerden hayvan ürünlerini çıkarmayı hedefliyoruz. Yani sütün, etin, tereyağın veya yumurtanın yerine başka maddeler kullanıyoruz. Örneğin bezelye, ceviz veya bir çiçek özü. Dolayısıyla ürettiğimiz gıdalar, tamamen bitkilerin karışımıyla oluşuyor.  Ancak buna rağmen tatları, görüntüleri, renkleri ve protein oranları eski halleriyle aynı oluyor…”

Not Company’nin internet sayfasına girdiğinizde sizi bir video karşılıyor. Gözleri bağlı bir kişi önündeki yiyecekleri tadıyor. Çikolatayı ağzına atıyor. Ekiptekiler yediğinin ne olduğunu soruyor. Hemen cevap geliyor: ‘Tabi ki çikolata.’ Sonra bir bardağı ağzına götürüyor. ‘İçtiğin neydi?’ diye soruyorlar gülerek.

‘Kesinlikle süt’ cevabının ardından Karim Pichara başlıyor anlatmaya, “Yediğin çikolata, ama aslında değil. İçtiğin süt, ama aslında süt değil. İkisinin de içerisinde hayvanlardan sağlanan hiçbir gıda ürünü yok. Bitkilerden elde ettiğimiz karışımla aynılarını yaptık…’

çiftlikhayvanı

KÜRESEL ISINMA AZALACAK

Gıda sektöründe yapay zekayı kullanmak aslında yeni bir durum değil. En az 10 yıldır üzerinde çalışılıyor. Başta bahsettiğimiz temel sorun burada da devreye giriyor. İnsanlar hala alışılmış tedarik zincirinden vazgeçmek istemiyor.  Ancak 3 arkadaşın geliştirdiği karışımların çığır açması bekleniyor. Harvard ve Berkeley Üniversitesi, Google şirketi ve hatta NASA’nın Not Company ile yakından ilgilenmesi bunun en somut örneği olarak gösteriliyor.

Araştırmacılardan Isidora Silva yaptıkları işi “Hayvanları seviyoruz. Amacımız vejateryanlığı yaymak değil. Ama hayvan besiciliği çok zor. Harcanan su, yakılan elektrik, tüketilen yemler, insan gücü, hayvanların nakliyesi, etlerin-sütlerin-yumurtaların buzdolabında muhafaza edilmesi ve dahası. Bir de hayvanlara veya onlardan sağlanan gıdalara katılan sağlıksız ek maddeleri düşünün. Dünya Sağlık Örgütü günde 50 gram işlenmiş et yenilmesinin kalın bağırsak kanserine yakalanma olasılığını yüzde 18 oranında artırdığını açıklamıştı. İşte biz geleceğin gıdalarında hayvan kaynağını olabildiğince minimuma indirmek istiyoruz. Sonuçta bitki yetiştirmek hayvan bakmaktan çok daha kolay” sözleriyle anlatıyor.

Ekip ayrıca Birleşmiş Milletler’in “Çiftlik hayvancılığı ormanların yok olmasına ve doğaya 2.7 milyar ton seragazı salgılanmasına neden oluyor” ile Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın “Bir inek, yılda 18 bin kilometre yol yapan bir otomobil kadar çevreye zarar veren atık bırakıyor” açıklamalarına atıf yaparak geliştirdikleri yiyeceklerin küresel ısınmanın ilerleyişini de azaltacağını savunuyor.

ALTERNATİF GIDA: BÖCEK 

Not Company ekibi, yeni nesil gıdalarını geliştirirken özel bir algoritma tekniği ile çalışan yapay zekaya başvuruyor. Akıllı aşçıların ismi Giuseppe. İtalyan sanatçı Giuseppe’nin günümüzdeki yansıması, örneğin sütün nasıl ve hangi tür bitkilerin karışımıyla elde edileceğini besin değerlerini hesaplayarak ortaya koyuyor. Ekibe de karışımı yapmak kalıyor.

Not Company’nin karışımlarının soframıza kadar ulaşıp ulaşmadığını zaman gösterecek. Ama bu noktada etlerin insan vücuduna sağlıklı olduğunu atlamamız gerekiyor. Dünya Sağlık Örgütü de raporunda içerisine ekstra maddeler katılan etlerin zararlı olduğuna doğal etlerin yararlı olduğuna dikkat çekmişti.

Diğer taraftan geleceğin alternatif gıdalarından bahsederken böcekleri unutmamalıyız, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, ” Günümüzde en az 2 milyar kişi düzenli olarak 1900 farklı böcek türünü tüketiyor. Ancak artan nüfusa karşı böcek tüketimi artırılmalı. Daha az besi ve suyla yetiştirilebilen ve yüksek kalitede protein içeren yenebilir böcekler artan dünya nüfusu için sürdürülebilir bir besin kaynağı olmalı” demişti.   

(@selcukerennn)

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s