Modern hazine avcıları diktatörlerin servetlerinin peşinde

giriş

Modern hazine avcılığının kökleri çok eskilere dayanıyor. Yani devrilen liderlerin, kayıp servetlerinin peşine düşenler hep vardı.

Günümüzde bu işi başında eski istihbarat şefleri (özellikle CIA ve FBI’ın eski ajanları), suçlularla ilgili finans uzmanları, büyük şirket avukatları ve hatta eski gazetecilerin bulunduğu şirketler yapıyor.

Şirketlerin birçoğu ABD merkezli. Bu oluşumlar, son yıllarda gözlerini Arap Baharı’nın devirdiği diktatörlerin servete dikti.

Modern hazine avcıları, diktatörlerin ülkelerinden kaçırdıkları servetleri ortaya çıkarıp yeni kurulan hükümetlere teslim ediyor.

Karşılığında ya yüzdelik pay, ya da çok yüklü miktarda olan başarı ödülü alıyorlar.

Şimdi Arap Baharı’nın ilk devirdiği lider olan eski Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin 5 milyar dolar, bir başka devrik lider Hüsnü Mübarek ve ailesinin 70 milyar dolar, Libya’nın öldürülen lideri Muammer Kaddafi ve çevresindekilerin de 200 milyar dolarının olduğu düşünüldüğünde modern hazine avcılarının payına düşen rakamları bir düşünün.

Modern hazine avcıları, en ciddi ilerlemeyi Tunus ve Mısır’ın devrik liderlerinin servetleri konusunda kaydetti. Tunus ve Mısır’da yeni dönem Libya’ya göre daha “istikrarlı” gidiyor. Bu iki ülkede Arap Baharı’nın ardından yeni güçler hemen ortaya çıktı. Mısır’daki cuntacılar veya Tunus’ta Batı’nın destekledikleri gibi. Dolayısıyla geçmiş dönemden kalan gizemli servetlerin bulunması ve yeniden pay edilmesi daha sessizce ve kolay oldu diyebiliriz.

Libya’da ise durum çok karışık. Arap Baharı’nın devirdiği diktatörler arasında en büyük servet Muammer Kaddafi’ye aitti.

Nedense en kötü son da Kaddafi’nin ki oldu. Hatırlayacağınız üzere linç edildi.

Ve 200 milyar dolarlık servetini hala kimse konuşmuyor. Kaddafi’nin servetini bilenler tek tek ölüyor. Örneğin Kaddafi’nin eski Petrol Bakanı Şükrü Ganem, Tuna Nehri’nde ölü bulundu. Kaddafi’nin servetinin tamamının yerini bilen eski danışmanı Beşir Salih ortalıktan kayboldu.

Suriye’de de Fransa merkezli muhalif gruplarla, ABD’li bazı modern hazine avcısı şirketin işbirliği yaptığı biliniyordu.  Esad ve çevresindekilerin 25 milyar dolarlık servetlerini Rusya, Latin Amerika ülkeleri ve Ortadoğu’daki bazı ülkelere çoktan kaçırdığını düşünülüyordu.

Ancak Esad’ın beklendiği gibi devrilmemesi ve koltuğundan da kolay kolay ayrılmayacağı ortaya çıkınca, hazine avcılarının Suriye’den çekildikleri tahmin ediliyor.

Bunun dışında Esad’ın devrilmesi halinde bile servetinin bulunmasının hiç de kolay olmayacağı söyleniyordu.

Eski Haiti lideri ve eski Filipinler liderinin servetlerini ortaya çıkaran ve modern hazine avcılığının babası olarak kabul edilen Jules Kroll’un sahibi olduğu şirket, “Kötü adamlar artık daha akıllı, Esad’ın servetinin yüzde 10’unu bulunsa başarıdır” diyor.

Tam bu noktada şu gerçeği belirtmek gerekecek. Modern hazine avcıların tüm oluşumları yasal. Yani hükümetlerin onlarla işbirliği yapmasında hiçbir engel bulunmuyor.

Bu şirketlerin tercih edilme nedenini ise şöyle özetleyebilirim:

Diyelim ki; A ülkesinin lideri devrildi. Yeni gelen hükümet eski liderin yurtdışına kaçırdığı milyarlarca dolar olduğunu söylüyor. Ve bu serveti yasa dışı yollarla elde ettiğini savunuyor. Dolayısıyla “bu paralar veya mallar bize geri iade edilmeli” diyor.

AFRİKA’DA 50 MİLYAR DOLARLIK VURGUN

Yeni kurulmakta olan siyasi bir yapının bu paraların nerede olduğunu bulması kolay olmuyor. Paraların adresi bulunsa bile bu kez o servetin yasa dışı yollardan kazanıldığının ispatlanması gerekiyor.

İşin içince bir de B ülkesi yani yabancı bir ülkenin kanunları girdiği için işler karışıyor. Zaten diplomasiyi bilmeyen ve herkese karşı bir güven eksikliği olan yeni hükümet uzun süre yol kat edemiyor. Liderliğini yaptığı ülkede de bozuk istikrarı da düşündüğün de işler iyice karışıyor. Dolayısıyla uluslararası bağlantıları çok sağlam olan, New York’tan Tel Aviv’e veya Londra’dan Paris’e kadar birçok kentte merkezleri bulunan modern hazine avcısı şirketleri devreye sokmak en kolay yol oluyor.

Tabi şunu da unutmamak gerekiyor. Bu haberde modern hazine avcılarının sadece Arap Baharı’nın etkilediği diktatörlerin servetleriyle ilgili ilişkilerini ele aldım. İşin içinde bir de Afrika’daki diktatörler var. Batılı şirketlerin Afrika ekonomisine yıllık zararları 50 milyar dolar oluyor. Bu rakam Batılı şirketlerin yatırımları için yapılan yolsuzlukları, verilen rüşvetleri veya vergi kaçakçılığını kapsıyor. Yani özetle modern hazine avcıları gibi şirketler Afrika’da da farklı işlerle karşımıza çıkıyor.

(@selcukerennn)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s