Mafyanın su aygırlarına çözüm aranıyor

ana

Mafya babalarının hayatları her zaman ilgi uyandırmıştır. Onlar hakkındaki filmler, kitaplar veya haberler sürekli ilgi görüyor. Mafya liderlerinin hayvanlarla olan ilişkileri de her zaman bu alandaki merak pastasının büyük kısmını oluşturmuştur.

İtalya’da örneğin mafya babalarının rakiplerini timsahlar veya kaplanlarla tehdit ettikleri ortaya çıktı. Veya Meksika’da hayvanat bahçeleri yasaklanınca, gösterilerde kullanılan kaplanlar, yılanlar, aslanlar, timsahlar veya filler mafya babalarına satıldı. Meksikalı baronlar da bu hayvanları ya rakiplerine göz dağı vermekte kullanıyor ya da villalarına gelen misafirlerini etkiletmekte.

paplo

Kolombiyalı mafya babası Pablo Escobar’ın hayatı, en iddialı mafya filmlerini solda sıfır bırakır. Kolombiya hükümeti şimdilerde Escobar’ın su aygırlarına çözüm bulmaya çalışıyor.

Pablo Escobar, oğlu ve bölge halkı için hayvanat bahçesi kurmaya başladığında, meşhur uyuşturucu baronuna sıra dışı hediyeler gelmeye başladı. Bu hediyelerin en tuhafı Afrika’dan geldi. Belki daha önce hiç kimsenin kimseye hediye etmediği bir şeydi bu: Su aygırı.

Escobar 3 dişi 1 erkek su aygırını, Haciende Napoles adlı büyük çiftlik evinin bahçesinde beslemeye başladı. 1980’lerin sonunda Haciende Napoles’te aralarında zürafa ve zebra gibi egzotik türlerin bulunduğu onlarca hayvanın bulunduğu çiftliğe öğrenciler bile geliyordu.

Halbuki o çiftlik Amerika’nın uyuşturucu ihtiyacının yüzde 80’ini tek başına karşılayan baronun malikanesiydi. 1987’de Forbes dergisi tarafından dünyanın en zengin yedinci kişisi seçilen Escobar’la, Kolombiyalılar arasındaki aşk-nefret hikayesini anlatan birçok yapım var. Escobar 1993 yılında girdiği silahlı çatışmada öldürüldü. Kimi hemşerileri üzüldü, kimileri de ‘hak ettiğini buldu’ dedi.

Escobar’ın ölümünden 12 sene sonra Haciende Napoles yakınlarındaki balıkçılar daha önce hiç rastlamadıkları dev hayvanlara görmeye başladılar: Escobar’ın su aygırlarıydı bu dev canlılar.

Kolombiya’nın yavaş akan nehirlerinde ve sazlıklarında yıllar boyunca rahat bir yaşam sürmüş, ot yiye yiye semirmiş ve başı boş kalmışlardı. Bu başı boşluk beraberinde üremeyi de getirdi. Kısa süre içinde sayıları 50-60 buldu. Afrika’da yaşasalardı 7-9 yaşları arasında çiftleşecek erkek su aygırları 3 yaşında çiftleşmeye başlamışlardı.

Çiftlik sınırlarını aştılar üstelik yerel halkla da kaynaştılar. Kolombiya onların hem sayılarını arttırmış hem de öfkelerini almıştı. Doğru mudur bilinmez ama yerel gazeteler, “Babam eve yavru su aygırı getirdi, akşam ona süt içirdik” diyen çocuklardan bahsediyor. Afrika’da saldırgan olan bu hayvanların şimdiye dek hiçbir Kolombiyalıyı öldürmediği hatta yaralamadığı sanılıyor.  Fakat uzmanlar yine de tedirgin. Sayıları hızla artıyor ve en nihayetinde su aygırları vahşi birer hayvan. Kimi uzmanlar, bunları avlayıp yiyelim görüşünü ortaya attı. Birkaç yıl önce birini avladılar. Su aygırının başında duran silahlı asker ve avcı fotoğraflarını gören Kolombiyalılar yetkilileri topa tutunca bu fikirden vazgeçildi. Kimi uzmanlar dikenli telle çevreleyelim belli bir alanda kalsınlar dedi. Bunun maliyeti de en az 500 bin dolar olunca, yetkililer böyle bir parayı birkaç su aygırına harcayamayız dedi.

Escobar’ın mirası da kendisi gibi, kimileri sevimli ve mucizevi buluyor kimileri korkutucu…

(@selcukerennn)

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s