Toplanın okyanusa taşınıyoruz

kaptan

1 Haziran 2014 tarihinde 6 kişi, Florida sahillerinde büyük bir yolculuğa başladı. 2 Temmuz 2014’e kadar sürdü bu serüven. 31 gün boyunca güneşten ve temiz havadan çok uzakta kaldılar. Okyanusun 20 metre derinliğinde gerçekleştirilen projenin adı “Mission 31”. Ekibin başında ünlü Fransız okyanus bilimci Fabien Cousteau vardı.  Amaçları “en uzun süre sualtında yaşamak” rekorunu kırmaktı. Eski rekor Fabien Cousteau’nun dedesi efsane denizci Jacques Cousteau’ya ait. Deniz kaşifi Jacques Cousteau, 50 yıl önce Kızıldeniz’de sualtında 30 gün boyunca kaldı. Böylece hem bir rekortmen oldu hem de çektiği Güneşsiz Dünya belgeseli ile Oscar kazandı.

Torun Cousteau da dedesinin rekorunun 50’nci yılı anısına Mission 31 projesine başladı. Sembolik olarak mevcut rekoru geçmek için 31 gün okyanusta kaldılar. Aslında Fabien Cousteau ve arkadaşları için rekor kırmak projenin küçük bir bahanesi. Ekip, dünya yüzeyinin yüzde 71’ini kaplayan ve gezegenimizdeki suların yüzde 97’sini oluşturan okyanuslar hakkında daha fazla bilgi toplamak istiyor. Jacques Cousteau gibi torunu Fabien da gelecekte okyanuslarda insanlar için yaşam alanlarının kurulabileceğini düşünüyor. Bundan 50 yıl önce; Jacques Cousteau hızla artan nüfus nedeniyle insanların yeni yaşam alanlarına ihtiyaç duyacağını öngörmüştü.

B PLANI: OKYANUS

Efsane Kaptan Cousteau’nun ardından insanoğlunun okyanusa taşınma ihtimalleri çok fazla gündeme gelmedi. Başta ABD olmak üzere diğer ülkeler okyanustan çok uzaya yöneldi. Örneğin ABD, uzay araştırmalarına okyanusların keşfinden 100 kat daha fazla harcama yapıyor. Ancak Fabien Cousteau ile okyanusta insanlar için yaşam alanları oluşturma ihtimali yeniden gündeme gelmeye başladı. Ünlü İngiliz fizikçi Stephen Hawking, “Sürekli artan nüfusa karşın doğal kaynakların sınırlı olması, yaşlanan gezegenimizi tehdit ediyor. B planı hazırlamalıyız. Önümüzdeki 50 yıl içinde Ay’a taşınmak zorunda kalacağız…” demişti.  Fabien’e göre ise B planımız için okyanusları düşünebiliriz.

Uzayda geleceğe yönelik keşiflerin yapılmasını ve başka bir gezegene daimi yaşam kolonileri kurma planlarını anladığını aktaran Fabien Cousteau, “Ancak okyanusların daha yüzde 95’i keşfedilmedi bile. Yani daha dünyamızı tam olarak keşfetmeden, uzaya bu kadar yönelmenin anlamı yok” diyor. Üstelik 46 yaşındaki Fransız deniz bilimci Fabien’e göre küresel ısınma tehdidi okyanusa taşınma olasılıklarını yeniden alevlendirdi. Bu nedenle Fabien Cousteau ve ekibi, 31 gün boyunca bir yandan da okyanusu derinlemesine inceledi. Hem küresel ısınmanın, okyanus ve mercan kayalıklarına nasıl yansıdığını gözlemlediler hem de maviliklerin insan eliyle kirlenmeden nasıl etkilendiğini araştırdılar.

Dünya genelinde saniye başına 8 ton plastik üretiliyor. Her yıl ise 6 milyon ton plastik atık denize atılıyor. Dev çöp yığınları da okyanuslarda dolaşıyor.  Bir bebek bezinin biyolojik olarak ayrışması 450 yıl sürüyor. Okyanuslardaki bu kirlilik de deniz canlıları için ölümcül etkilere neden oluyor.  Örneğin balıklar yem sandıkları çöpler yüzünden ölüyor. İşte Fabien Cousteau ve arkadaşları da okyanusları daha insan kolonisi kurulmadan yaşanamayacak hale getirip getirmediğimizi rapor edecek.

bilgi

İNTERNETLERİ BİLE VAR

50 yıl önce Jacques Cousteau, 10 metre derinlikte kurulan ve eski denizaltı gövdelerinden oluşan iki silindirik yapının içinde 5 arkadaşı ile güneş yüzü görmeden 30 gün geçirmişti. Elektrik, su ve gıda ihtiyaçlarıysa yüzeydeki Calypso adlı gemi tarafından karşılandı. Kaptan ve dalgıçları her gün kameralarıyla birlikte deniz altındaki yaşam alanlarını terk ederek çekim yaptılar. Mission 31 ekibi ise rekorlarını Aquarius’un içinde tamamladı.

ABD hükümetine ait Aquarius, şu anda dünyanın tek su altı laboratuarı. Otobüs büyüklüğünde ve 81 ton ağırlığında. 1986’da yapıldı. İçinde 6 yatak, sıcak su, mikrodalga fırını ile buzdolabı bulunan mutfağı ve klimalar var. Ancak tıpkı astronotlar gibi donmuş gıdalarla besleniyorlar. Aquarius’a ayrıca yüzeyden düzenli olarak temiz hava veriliyor. Ekibin şartları tabii ki de Jacques Cousteau’nun sahip olduklarından çok daha iyi. Hatta Fabien Cousteau ve arkadaşlarının Aquarius’ın içinde internet bağlantıları bile vardı. Aquarius’taki ekip, her gün 8’er saatlik dalışlar yapıp laboratuara geri döndü. Aquarius’un içinde oldukları zamanda internet aracılığıyla çalışmaları hakkında canlı yayınlar yaparak yeryüzündekileri bilgilendirdi.

46 yaşındaki Fransız deniz bilimci Fabien Cousteau, “Önceliğim tüm arkadaşlarımla birlikte sağ salim bir şekilde geri dönmek ve okyanuslar hakkında dünyayla paylaşabileceğimiz daha fazla bilgi bulmak. 31 günden fazla sualtında yaşamak kesinlikle mümkün” diyor.

(@selcukerennn)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s